Pazartesi - Cumartesi : 09: 00 - 20:00 +90 544 641 31 28avukat@suleozdemir.com
 
+90 544 641 31 28
WhatsApp
avukat@suleozdemir.com
Avukat
hukuk@suleozdemir.com
Hukuk Danışmanlık

Uzun Süren Yargılamalar Nedeniyle Tazminat Hakkı

Makul Sürede Yargılanma Hakkı Kapsamında Hukuki Değerlendirme

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler uyarınca, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması, adil yargılanma hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.
Ancak uygulamada birçok hukuk, ceza ve idari dava, dosyanın niteliğiyle açıklanamayacak ölçüde uzun sürmekte ve bu durum bireyler açısından ciddi bir hak ihlali doğurmaktadır.

Bu kapsamda en sık yöneltilen sorulardan biri şudur:
“Bir dava beş yıldan uzun sürerse tazminat talep edilebilir mi?”


Makul Sürede Yargılanma Hakkının Hukuki Dayanağı

Anayasa’nın 36. maddesi, adil yargılanma hakkını güvence altına alırken;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi bu hakkın bir unsuru olarak yargılamanın makul sürede tamamlanmasını öngörmektedir.

Ayrıca Anayasa’nın 141. maddesinde, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğu açıkça belirtilmiştir.
Bu düzenleme, devlete pozitif bir yükümlülük yüklemekte ve yargılamaların gereksiz şekilde uzamasını önleme sorumluluğunu ortaya koymaktadır.


Beş Yıllık Süre Tazminat Hakkı Açısından Mutlak Bir Ölçüt müdür?

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, bir davanın beş yıldan uzun sürmesi tek başına otomatik tazminat hakkı doğurmaz.
Bununla birlikte beş yıl, uygulamada makul sürenin aşılıp aşılmadığının tespitinde önemli bir eşik olarak kabul edilmektedir.

Makul sürenin değerlendirilmesinde dikkate alınan kriterler:

  • Davanın hukuki ve fiili karmaşıklığı

  • Taraf ve sanık sayısı

  • Yargılamanın kaç derecede görüldüğü

  • Bilirkişi ve delil toplama süreçleri

  • Mahkemenin ve tarafların yargılamaya etkisi

Anayasa Mahkemesi kararlarında, yedi yıl ve üzeri süren yargılamaların büyük çoğunluğunda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği tespit edilmektedir.


Uzun Süren Yargılamalarda Yetkili Başvuru Yolu

Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu

Güncel mevzuata göre, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla yapılacak tazminat taleplerinde ilk ve zorunlu başvuru yolu,
6384 sayılı Kanun kapsamında kurulan Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonudur.

Anayasa Mahkemesi, bu Komisyona başvurulmadan yapılan bireysel başvuruları, başvuru yolları tüketilmediğigerekçesiyle kabul edilemez bulmaktadır.

Başvuru süresi:

  • Dava kesinleştikten sonra

  • Kararın tebliğinden itibaren 1 ay içinde

Başvuru dilekçesinde yargılamanın kronolojisi ve gecikmenin nedenleri somut ve açık şekilde ortaya konulmalıdır.


Ceza Yargılamalarında Özel Düzenleme (CMK 141–142)

Ceza yargılamalarında, uzun tutukluluk veya koruma tedbirleri nedeniyle oluşan zararlar bakımından farklı bir yolöngörülmüştür.

Bu talepler, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141 ve devamı maddeleri uyarınca, kişinin yerleşim yerindeki Ağır Ceza Mahkemesinde açılacak tazminat davası ile ileri sürülür.

Bu yol, Tazminat Komisyonu başvurusundan bağımsızdır.


Uzun Yargılamalarda Talep Edilebilecek Tazminat Türü

Uzun süren yargılamalar nedeniyle kural olarak manevi tazminata hükmedilmektedir.
Yargılama sürecindeki belirsizlik, stres ve psikolojik yıpranma manevi zarar olarak kabul edilmektedir.

Maddi tazminat talepleri, çoğu dosyada yargılamanın uzunluğu ile doğrudan illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle reddedilmektedir.


Davanın Sonucunun Tazminata Etkisi Var mıdır?

Hayır.
Uzun yargılama nedeniyle tazminat talep edilebilmesi için davanın kazanılmış olması şart değildir.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlali, dava sonucundan bağımsız bir anayasal ihlal olarak değerlendirilir.


Sonuç

Uzun süren yargılamalar, bireyler açısından yalnızca hukuki değil, aynı zamanda temel hak ihlali niteliği taşımaktadır.
Mevcut mevzuat ve içtihatlar çerçevesinde, bu ihlalin tazminat yoluyla giderilmesi mümkündür.

Her dosyanın özellikleri farklı olduğundan, izlenecek yolun somut olaya göre belirlenmesi ve hak düşürücü sürelerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir.