“Karakolda ifade verdim, şimdi ne olacak?” sorusu, bu süreci yaşayan hemen herkesin aklına gelen ilk sorudur. Belirsizlik, çoğu zaman hukuki riskten daha fazla kaygı yaratır. Ancak bilinmesi gereken en önemli nokta şudur: süreç rastgele değil, belirli aşamalar halinde ilerleyen bir hukuk prosedürüdür. Süreci doğru anlamak, hem haklarınızı korumanızı hem de olası riskleri minimize etmenizi sağlar. Bu rehber, karakolda ifade verdikten sonra yaşanan süreci adım adım açıklamak için hazırlandı.
Türk ceza hukukunda ifade alma, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde yürütülür. Polis ifadesi yalnızca ilk aşamadır; asıl hukuki süreç bundan sonra başlar.
Karakolda Neden İfade Verilir?
Karakola ifade vermeye çağrılmanın üç temel nedeni vardır: şikâyet, ihbar ve soruşturma. Birisi hakkınızda şikayette bulunmuş olabilir, bir olaya tanık olduğunuz düşünülebilir ya da devam eden bir soruşturma kapsamında bilginize başvurulabilir.
Bu noktada en kritik ayrım şudur: ifadeye şüpheli mi yoksa tanık olarak mı çağrıldığınız. Şüpheli sıfatıyla çağrıldıysanız CMK kapsamında susma hakkınız, avukat talep etme hakkınız ve aleyhte beyanda bulunmama güvenceniz mevcuttur. Tanık olarak çağrıldıysanız kural olarak doğruyu söyleme yükümlülüğünüz vardır; yanlış tanıklık ayrı bir suç teşkil eder.
Çağrı kağıdında hangi sıfatla çağrıldığınız açıkça yazmalıdır. Yazmıyorsa bir avukata danışarak öğrenmeniz önerilir.
İfadeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım?
İlk yapılması gereken şey panik yapmamaktır. İfadeye çağrılmak, doğrudan suçlu olduğunuz anlamına gelmez. Çağrı kağıdı almak ceza almak değildir; yalnızca bilginize başvurulduğu anlamına gelir.
İkinci ve en önemli adım, mümkünse bir avukata danışmaktır. Özellikle şüpheli sıfatıyla çağrıldıysanız, ifade vermeden önce hukuki destek almak ciddi avantaj sağlar. Avukatınız hem size eşlik edebilir hem de ifade öncesinde hangi soruların sorulabileceğini ve nasıl cevap vermeniz gerektiğini açıklayabilir.
İfade sırasında yalnızca bildiğiniz ve emin olduğunuz konularda konuşmalısınız. Tahmin, varsayım ve duyuma dayalı bilgileri gerçekmiş gibi aktarmak sonradan ciddi sorunlara yol açabilir.
Neden İfadeye Çağrıldığımı Nasıl Öğrenebilirim?
Çağrı kağıdında genellikle hangi dosya kapsamında çağrıldığınıza dair bilgi bulunur. Dosya numarası yer alıyorsa bu numarayla ilgili savcılığa ya da karakola başvurabilirsiniz.
En güvenilir yol, bir avukat aracılığıyla öğrenmektir. Avukatınız savcılıktan soruşturma dosyasına erişim talep edebilir; bu sayede sizi neyin beklediğini önceden bilebilirsiniz. CMK Madde 153 uyarınca, bazı kısıtlamalar saklı kalmak üzere, şüpheli ve müdafii soruşturma aşamasında dosya içeriğini inceleme hakkına sahiptir.
CMK Madde 153 – Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi
(1) Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.
(2) Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir.
(3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları hakkında ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(4) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.
(5) Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.
Karakolda İfade Verme Süreci Nasıldır?
Süreç genellikle dört aşamadan oluşur:
- Giriş ve kimlik tespiti
- İfade alma
- Tutanağın okunması
- İmza
Karakola geldiğinizde önce kimliğiniz tespit edilir. Ardından görevli memur, konuya ilişkin sorularını yöneltir. Cevaplarınız tutanağa geçirilir. Tutanak tamamlandığında size okuma fırsatı verilir. Doğru bulmadığınız her ifadeyi düzelttirin. Son adımda tutanağı imzalarsınız; imzaladığınız belgenin bir örneğini talep etme hakkınız vardır.
Tüm bu süreç, suçun niteliğine ve dosyanın yoğunluğuna bağlı olarak birkaç saat veya gün sürebilir.
Karakolda İfade Verirken Nelere Dikkat Edilmeli?
Bilmediğiniz ya da emin olmadığınız bir konuda kesin ifade kullanmaktan kaçınmanız gerekmektedir. “Bilmiyorum” ya da “emin değilim” demek hukuken geçerli bir cevaptır ve sonradan aleyhte kullanılamaz.
Tutanağı okumadan imzalamayın. Sözlü ifadeniz ile yazıya geçirilen arasında fark olabilir; bu farkı kapatmak sizin sorumluluğunuzdadır.
Net ve anlaşılır konuşulmalıdır. Uzun, dağınık ve iç içe geçmiş cümleler yanlış yorumlanmaya açıktır. Bir şeyi bilmiyorsanız söyleyin; tahmin yürütmeyin.
Telefon veya mesaj kayıtlarınızı, sözlü taleple dahi olsa paylaşmak zorunda değilsiniz. Bu tür delil toplama işlemleri ayrı bir hukuki prosedüre tabidir.
İfade Almada Yasak Yöntemler
CMK Madde 148 – İfade alma ve sorguda yasak usuller
(1) Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.
(2) Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.
(3) Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.
(4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
(5) Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.
Psikolojik ya da fiziksel baskıya maruz kaldığınızı hissediyorsanız bunu tutanağa geçirtme hakkınız vardır. Bu tür uygulamaları Cumhuriyet Savcılığı veya Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na şikayet edebilirsiniz.
Karakol İfadeye Çağırdı Gitmezsem Ne Olur?
Resmi bir çağrı almışsanız ve mazeretsiz gitmezseniz, savcı veya mahkeme zorla getirme kararı çıkarabilir. Bu karar, jandarma ya da polis aracılığıyla yerine getirilir.
Geçerli bir mazeretiniz varsa (sağlık sorunu, seyahat vb.) bu durumu önceden ilgili makama bildirmeniz gerekir. Avukatınız aracılığıyla süre uzatımı talep edilebilir.
Tanık sıfatıyla çağrıldıysanız ve ifade vermekten kaçınırsanız, tanıklıktan çekinme haklarınız dışında bu durum ayrıca disiplin para cezasına yol açabilir.
İfade Vermede Avukat Zorunluluğu ve Haklarınız
Türk hukukunda polis ifadesi sırasında avukat bulunması zorunlu değildir; ancak bu bir haktır ve kullanmanız son derece önerilmektedir. CMK Madde 147 uyarınca şüpheli, ifade vermeden önce bir avukattan yararlanmak isteyip istemediği sorulmak zorundadır.
CMK Madde 147 – İfade ve sorgunun tarzı
(1) Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:
a) Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır.
b) Kendisine yüklenen suç anlatılır.
c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
d) Yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhal bildirilir.
e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu söylenir.
f) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır.
g) İfade verenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
h) İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılır.
i) İfade veya sorgu bir tutanağa bağlanır.
Avukat tutamayacak ekonomik durumda olanlar için baro tarafından adli yardım avukatı atanması talep edilebilir. Avukatınız ifade sırasında yanınızda bulunabilir, not alabilir ve hukuka aykırı sorulara itiraz edebilir. Ancak cevap verip vermeme kararı size aittir.
Karakolda İfade Verdikten Sonra Ne Olur?
İfadeniz alındıktan sonra dosya cumhuriyet savcılığına iletilir. Savcı, dosyayı inceleyerek bir karar verir: soruşturmaya devam edebilir, kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir (takipsizlik) ya da iddianame düzenleyebilir.
Bu süreç günler, haftalar hatta aylar sürebilir. Dosyanın karmaşıklığı, suçun niteliği ve delil durumu bu süreyi doğrudan etkiler. Tebligat almadan herhangi bir yerde bulunma yükümlülüğünüz yoktur.
Savcılık Soruşturma Aşamaları
Savcılık soruşturması iki temel aşamadan oluşur: delil toplama ve karar verme. Savcı bu süreçte tanıkları dinleyebilir, bilirkişi atayabilir, dijital ya da fiziksel delil toplayabilir ve şüpheliyi ek ifadeye çağırabilir.
Soruşturma sonunda savcı üç karardan birini verir:
- Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK / takipsizlik): Yeterli delil ya da suç unsuru bulunamazsa dava açılmaz.
- Kamu davası: Savcı suçun işlendiğine dair yeterli şüphe görürse iddianame düzenler.
- Uzlaşma ya da erteleme: Bazı suç türlerinde tarafların uzlaşması ya da kamu yararı gerekçesiyle kovuşturmanın ertelenmesi mümkündür.
Şikayetçi taraf olarak takipsizlik kararına itiraz etme hakkınız vardır. Bu itiraz, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine yapılır.
Karakola İfade Verdikten Kaç Gün Sonra Dava Açılır?
Belirlenmiş, sabit bir süre yoktur. Türk hukukunda soruşturma süresi suçun niteliğine göre değişir; basit suçlarda bu süre birkaç ay olabilirken organize suç gibi karmaşık davalarda yıllarca sürebilir.
CMK Madde 171 uyarınca savcı, kamu davasını açmak için yeterli şüphe oluştuğuna kanaat getirince iddianame düzenler. Bu karar, polisten gelen evrakın kalitesine, delil miktarına ve dosyanın savcılık iş yüküne bağlıdır.
Dava ve Kovuşturma Süreci
Savcı iddianame düzenlediğinde dava mahkemeye taşınır. İddianame, suçlamaların ve delillerin yazılı olarak özetlendiği resmi belgedir. Mahkeme iddianameyi kabul ederse yargılama sürecine sanık olarak dahil olursunuz.
Kovuşturma aşaması; ön inceleme, duruşmalar, delil sunumu ve nihai karar aşamalarını kapsar. Bu süreçte avukat temsili çok daha kritik bir önem taşır; bir avukat olmaksızın mahkeme sürecini yönetmek son derece güçtür.
Karakolda İfade Verdikten Sonra Tutuklama Olur Mu?
Yalnızca ifade vermiş olmak sizi tutuklanma riskiyle karşı karşıya bırakmaz. Tutuklama kararı verilebilmesi için CMK Madde 100’de belirtilen koşulların bir arada bulunması gerekir: kuvvetli suç şüphesi, kaçma ya da delil karartma tehlikesi ve suçun tutuklama kararı verilebilmesi için öngörülen ağırlıkta olması.
CMK Madde 100 – Tutuklama nedenleri
(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde tutuklama kararı verilemez.
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları; delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(4) Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.
Dolayısıyla salt ifade vermiş olmak, tutuklama için yeterli değildir. Suçun niteliği, delil durumu ve kişisel koşullar belirleyici rol oynar.
Karakolda İfade Verdikten Sonra Serbest Bırakılır Mıyım?
Polis ifadesi alan birini gözaltında tutabilmek için gözaltı kararı gerekir; gözaltı da yasal sınırları olan bir tedbir olup serbest bırakma kural, gözaltında tutma istisnadır.
İstisna durumlar şunlardır: suçüstü halinde yakalanmak, kaçma şüphesi bulunması ya da ağır bir suçun söz konusu olması. Bu koşullar yoksa ifadenizin ardından özgürce ayrılabilirsiniz.
Karakolda İfade Vermek Sicile İşler Mi?
Hayır. Yalnızca ifade vermiş olmak adli sicile işlemez. Adli sicile kayıt, yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet kararı sonucunda gerçekleşir. Soruşturma açılmış olması da kişinin adli sicilini etkilemez.
Karakolda Verilen İfade Değiştirilebilir mi?
Evet. Polis aşamasında verdiğiniz ifadeden farklı bir beyanda bulunmak savcılık ya da mahkeme aşamasında mümkündür. CMK bu hakkı güvence altına almaktadır.
Ancak önceki ifadenizle çelişen yeni bir ifade, savcı ya da mahkeme tarafından sorgulanabilir ve güvenilirliğinizi zedeleyebilir. Bu nedenle ifadenizi değiştirmeden önce muhakkak bir avukata danışın.
Susma Hakkı Nedir?
Susma hakkı, Türk ceza hukukunun temel güvencelerinden biridir. CMK Madde 147 uyarınca şüpheli, kendisini suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamaz ve hiçbir soruyu cevaplamak zorunda değildir.
Bu hak, polis ifadesi aşamasında da tam olarak geçerlidir. Susma hakkını kullanmak aleyhte bir delil olarak yorumlanamazken, yanlış bilgi vermek ayrı hukuki sonuçlar doğurabilir. Bir konuda gerçeği söylemek istemiyorsanız veya cevabınızın sizi zarara uğratacağını düşünüyorsanız susmak, yalan söylemekten her zaman daha güvenlidir.
Avukatsız İfade Verirsem Ne Olur?
Avukatsız ifade vermek hukuka aykırı değildir; ancak ciddi riskler taşır. Hukuki terminolojiye ve sorgulamanın amacına hakim olmayan biri, farkında olmadan aleyhte ifade verebilir. Avukat bulundurmanın mümkün olmadığı durumlarda en azından baroya bağlı adli yardım hizmetlerinden yararlanın.
Karakolda İfade Verdikten Sonra Avukat Tutmalı Mıyım?
Bu, dosyanızın niteliğine bağlıdır. Tanıklık kapsamındaki basit bir ifadeyse ve herhangi bir suçlamayla karşı karşıya değilseniz avukat olmadan da idare edebilirsiniz.
Ancak şüpheli sıfatıyla çağrıldıysanız, dosyanın ağır bir suça ilişkin olduğunu biliyorsanız ya da daha önce hukuki süreçle karşılaşmamışsanız, bir avukatla görüşmeniz kesinlikle önerilir. Olası bir davaya hazırlıklı olmak, sonradan krize müdahale etmekten çok daha etkilidir.
Karakolda İfade Verdim, Dosyam Ne Olur?
İfade sonrası dosyanız savcılığa iletilir. Savcı incelemenin ardından üç olası karardan birini verir:
- Takipsizlik (KYOK): Yeterli delil ya da suç unsuru bulunamazsa dava açılmaz. Şikayetçi iseniz bu karara itiraz edebilirsiniz.
- Kamu davası: Savcı suçun işlendiğine dair yeterli şüphe görürse iddianame düzenler ve dava mahkemede görülmeye başlar.
- Uzlaşma ya da erteleme: Bazı suç türlerinde tarafların uzlaşması ya da kamu yararı gerekçesiyle kovuşturmanın ertelenmesi mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular
Karakolda ifade verdikten sonra mahkemeye çağrılır mıyım?
Bu tamamen dosyanın seyrine bağlıdır. Savcılık iddianame düzenlerse tanık ya da sanık sıfatıyla mahkemeye çağrılabilirsiniz. Dava açılmazsa mahkemeye çağrılmazsınız.
Karakolda ifade verdim, tekrar çağrılır mıyım?
Evet, mümkündür. Savcı ek bilgi gereksinimi duyarsa sizi tekrar ifadeye çağırabilir. Bu, resmi bir müzekkereyle yapılır.
Karakolda ifade verdikten sonra ne kadar sürede sonuçlanır?
Net bir süre yoktur. Basit dosyalar birkaç haftada ya da ayda kapanabilirken karmaşık davalar yıllarca sürebilir. Dosyanızı avukatınız aracılığıyla takip etmeniz önerilir.
İfade verirken yalan söylersem ne olur?
Şüpheli sıfatıyla yalan söylemenin ayrı bir suç tanımı yoktur; ancak tanık sıfatıyla yalan tanıklık etmek CMK kapsamında ayrı bir suçtur ve yaptırım uygulanabilir.
Savcı ek ifade almadan dava açabilir mi?
Evet, mümkündür. Savcı mevcut delilleri yeterli görürse sizden ek ifade almaksızın iddianame düzenleyebilir. Bu durumda iddianame tebliğ edildiğinde haberdar olursunuz.
Şikayetçi Taraf Olarak Takipsizlik Kararına İtiraz Dilekçe Örneği
[İTİRAZIN İNCELENECEĞİ SULH CEZA HÂKİMLİĞİ'NİN BULUNDUĞU YER] NÖBETÇİ SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE
Gönderilmek Üzere
[KARARI VEREN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NIN BULUNDUĞU YER] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
SORUŞTURMA NO: [Soruşturma Numarası]
KARAR NO: [Karar Numarası]
İTİRAZ EDEN (MÜŞTEKİ): [Müştekinin Adı Soyadı/Unvanı] (TCKN: [TCKN]) [Adres]
VEKİLİ: Av. Bahar Şule ÖZDEMİR
ŞÜPHELİ: [Şüphelinin Adı Soyadı] (TCKN: [TCKN]) [Adres]
SUÇ: [Şikayete Konu Suçun Adı]
SUÇ TARİHİ VE YERİ: [Suç Tarihi], [Suç Yeri]
KARARIN TEBLİĞ TARİHİ: [Kararın Tebliğ Edildiği Tarih]
KONU: [Kararı Veren Savcılık] Cumhuriyet Başsavcılığının [Karar Tarihi] tarih, [Soruşturma No]
Soruşturma ve [Karar No] Karar sayılı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı"na karşı süresi
içerisinde itirazlarımızın sunulması ile eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kararın 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve şüpheli hakkında kamu davası
açılmasına karar verilmesi talebimizdir.
AÇIKLAMALAR:
[Kararı Veren Savcılık] Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde, şüpheli
hakkında şikayetimize konu eylemler nedeniyle eksik inceleme ve yetersiz değerlendirme ile
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. İşbu karar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu'nun (CMK) amir hükümlerine, usule, yasaya ve yerleşik içtihatlara açıkça aykırıdır.
1. Cumhuriyet Savcısının Delil Toplama ve Maddi Gerçeği Araştırma Yükümlülüğü İhlal Edilmiştir
5271 sayılı CMK'nın 160. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği
izlenimini edindiği anda işin gerçeğini araştırmaya başlamak zorundadır. Aynı maddenin 2. fıkrası
uyarınca ise savcı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için şüphelinin
lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür. Ancak somut olayda, sayın savcılık makamı
bu kanuni yükümlülüklerini yerine getirmemiş, sunduğumuz delilleri toplamamış ve şikayetimizi
yüzeysel bir yaklaşımla değerlendirerek dosyayı kapatma yoluna gitmiştir.
2. Eksik Soruşturma Neticesinde Verilen Karar Hukuka Aykırıdır
Soruşturma aşamasında, şikayet dilekçemizde belirttiğimiz hususlar araştırılmamış, tanıklarımız
dinlenmemiş ve gerekli bilgi ve belgeler ilgili kurumlardan celp edilmemiştir. Yalnızca soyut ifadelere
veya eksik evraka dayanılarak karar verilmesi hukuken kabul edilemez.
3. Etkili Soruşturma Yürütülmemesi Anayasal Hakların İhlalidir
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesi uyarınca herkesin meşru vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkı
bulunmaktadır. Savcılık makamının delilleri toplamaktan imtina ederek takipsizlik kararı vermesi,
müvekkilin hak arama hürriyetini ve adil yargılanma hakkını doğrudan zedelemektedir.
4. Sulh Ceza Hâkimliğinin Soruşturmayı Genişletme ve Kararı Kaldırma Yetkisi
CMK'nın 173. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, itirazı inceleyen Sulh Ceza Hâkimliğinin soruşturmanın
genişletilmesine karar verme yetkisi bulunmaktadır.
HUKUKİ NEDENLER: 5271 sayılı CMK m. 160, 170, 172, 173, T.C. Anayasası m. 36 ve ilgili sair mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM:
Haklı itirazımızın KABULÜNE,
[Kararı Veren Savcılık] Cumhuriyet Başsavcılığının [Karar Tarihi] tarih, [Soruşturma No] Soruşturma
ve [Karar No] Karar sayılı eksik soruşturmaya dayalı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararının
KALDIRILMASINA,
Sayın Hâkimliğiniz aksi kanaatte ise, 5271 sayılı CMK'nın 173/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin
ortaya çıkması ve eksikliklerin giderilmesi amacıyla SORUŞTURMANIN GENİŞLETİLMESİNE,
Soruşturma neticesinde şüpheli/şüpheliler hakkında iddianame düzenlenerek KAMU DAVASI
AÇILMASINA karar verilmesini saygılarımla vekaleten talep ederim.
İtiraz Eden Müşteki Vekili
Av. Bahar Şule ÖZDEMİR
(e-imzalıdır)
Bu içerik, “karakolda ifade verdikten sonraki süreç” hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yer verilen açıklamalar, Türk ceza hukuku uygulamalarına dair genel çerçeveyi sunmakta olup somut olayların özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Her dosya kendi içinde değerlendirilir ve hukuki süreçler; olayın niteliği, delil durumu ve tarafların konumuna göre değişkenlik arz eder. Bu nedenle burada yer alan bilgiler, herhangi bir şekilde hukuki danışmanlık veya avukat-müvekkil ilişkisi kapsamında değerlendirilmemelidir. Kesin ve bağlayıcı bir değerlendirme için bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız önerilir.


